Haber Kameramanları

İzleyicinin Gözü Kulağı Haber Kameramanı

Zordur insanların gözü kulağı olabilmek… Bu konuda sorumluluk alabilmek… Kimileri var ki akşam eve gittiğinde kumandadan bastığı birkaç tuşla, kolaylıkla oturduğu yerden, sıcacık yuvasından tüm dünyada neler olup bitiyor öğreniyor. Fakat birçoğu hiç sorgulamıyor. Bu işin mutfağında neler oluyor? Kimler, neler pahasına bu görüntüleri o birkaç tuşa kadar iletiyor? Zordur bizim meslek…

Haber kameramanları tüm televizyon haberciliğinin aşçıbaşıdır aslında… Onlar kimi zaman bir kavganın ortasında, kimi zaman sıcak bir savaşta uçuşan bombaların altında, kimi zaman ise tüm dünyanın dört gözle izlediği olayların arasında… Bu zamanlar saymakla bitecek gibi değil. Başkalarının mutluluğuyla mutlu olan, hüznüyle kahrolan bir meslek haber kameramanlığı… Bir bebek doğar mutlu olursun, yok yere bir insan ölür kahrolursun. Çünkü o ortamlarda hep haber kameramanı vardır. Herkesten önce o görür ve filme alır. Sonrasına işlenir mutfakta o görüntü. Haklarını yememek lazım, muhabir haberini yazar, kurgucu ise montajını yapar. Ve sen kumandadan iki tuşa basarak o haberi televizyonundan izlersin yıpranmadan, yorulmadan. Şöyle bir düşünün eğer o görüntü olmasaydı o haber nasıl izlenirdi? Bu iş yapıyorsan eğer, hayatında her şeyin önüne çıkar mesleğin. Eşin, çocuğun, annen, baban ya da kardeşlerin hep mesleğinden sonra gelir. Telefonun hep yanında ve açık olmak zorundadır. Günün 24 saati aslında mesaidesindir. Evinde eşinle ve çocuğunla vakit geçiriyor olsan da bir telefon kadar yakındır sana işin. Telefonun ansızın çalar ve sen sıcak yatağından, mutlu yuvandan koşarak çıkar gidersin. Çünkü ‘haber beklemez…’ Haber anlıktır. Olur ve biter çoğu zaman. Bir olay olduğunda habercinin zamanla yarışı başlar. Ve bu yarış ömrü boyunca onun peşini asla bırakmaz. Bir olay yaşanır. Polise, ambulansa, itfaiyeye ihbarlar, yardım çağrıları gelir, haberciye ise bir duyum. Koşuşturma başlar, o an her nerede olursan ol. Olayın olduğu yerden herkes aynı yöne kaçışırken kalabalığı yararak onların koştuğu yönün aksine yani olayın tam göbeğine doğru koşar kameraman. Çünkü o anları kayıt altına alıp sorumlusu olduğu izleyicisine en iyi şekilde aktarmak için…  Çeker orada yaşananları ve sonra başka bir telaş başlar. Görüntülerin merkeze iletilmesi gerekiyordur. Dedim ya haber beklemez. Görüntü merkeze ulaşır, haberi yazılır ve montajlanır. Ve sonra bir sinema filminin galası gibidir yayınlanma zamanı. Perde kalkar ve haber ekrana düşer. Habercinin içini büyük bir huzur kaplar. Çünkü kameramanın üzerinden büyük bir sorumluluk kalkmıştır. İzleyicisine yaşanan olayı en iyi şekilde aktarmanın huzuru ve mutluluğu, içini kaplayıvermiştir ve bir haber daha bitmiştir.  Yeni haberlere yelken açma vakti çoktan gelmiştir. İşte bu tempo kısır döngü halinde habercinin hayatını oluşturur. Gecesi gündüzü olmaksızın kameraman olaydan olaya koşturur. Haberi kameramanın gözünden ve çektiklerinden izleyiciye aktarmaksa yaşanan en büyük mutluluğudur. İzleyici televizyonundan izler ve sadece haberi olur tüm olaylardan. Fakat haber kameramanı, o an olayın olduğu yerdedir ve tarihe her zaman tanıklık eden kişidir.

Tarihçiler, tarihi sadece yazar ama kameramanların çektiği görüntüler tarihin kanıtıdır. Tarih nesilden nesile geçmişini kameramanların çektiği görüntülerden izler. Ve bu görüntüler her zaman tarihin ve olayların kanıtıdır. Nice meslektaşımız yitip gitti tüm bu haberler uğruna. Bulunduğu o ortamda, gerek savaş olsun, gerekse toplumsal herhangi başka bir olay, haberin vermiş olduğu heyecanla yaptı görevini. Yıllar geçse de ilk günkü heyecanını hiçbir zaman kaybetmeden. Bu mesleği yapmayan, o mutfağa girmeyen anlamaz yaşadıklarımızı. Her ne kadar anlatmak istesek de kelimeyle ifade etmek gerçekten zor.

Anlaşılabilmek ve hep güzel haberler kayda alabilmek dileğiyle…

mit YALMAN HaberTürk TV Haber Kameramanı

Yorum Bırakın